Psikodrama

Psikolog AYSEN ZORER
Psikodramatist, Grup Terapisti
Ergen, Yetişkin, Çift ve Aile Terapisti
Kariyer Danışmanı

Benim psikodrama ile ilk karşılaşmam yıllar önce Ankara’da katıldığım bir psikiyatri kongresinde oldu. Öğrenciliğimde psikodrama diye bir tekniğin adını duymuştum, ancak pek de ilgimi çekmemişti. Kongrede psikodrama ile ilgili bir atölye çalışmasına “Ne oluyor burada?” diye katılmış ve psikodramayı, çok kalabalık olan oturumun izleyici kısmında olmamdan dolayı olsa gerek biraz saçma bularak çıktığım bir çalışma olarak hafızama kaydetmişim. Psikodrama ile geçmişimdeki bu karşılaşma daha sonraki psikodrama yolculuğumda direnç olarak karşıma çıktı. Sonraki yıllarda daha derinleşeceğim bir terapi arayışındayken, kendi kişilik yapıma uygun olan bilişsel terapiyi seçmiştim; fakat yıllar geçtikten sonra  daha çok bilişsel süreçlerini kullanan birisi olarak eksik olan taraflarımı (yaratıcılık  ve spontane olma) geliştirmek için kendimi yine yeni bir terapi arayışında buldum ve ne işe yarayacağına dair çok da emin olmamakla birlikte (direnç!!) 2003 yılında psikodrama serüvenime başladım.

Bunca yıllık Psikodrama deneyiminden sonra, Psikodrama’nın bizi bize tanıtan en etkili yöntemlerden biri olduğunu düşünüyorum. İlk yıllarımda; eksik olan taraflarımın yavaş yavaş geliştiğini fark ederken aldığım geribildirimler de bu doğrultudaydı. Ancak yönettiğim gruplarda kendimi daha rahat hissetmek için yapım gereği önceden hazırlık yapmaktan yine kendimi alamıyordum, bu durumda spontaniteden uzaklaşarak yaratıcılığımı kaybettiğimi gözlemliyordum. Aslında lider olarak kontrolü bıraktığımda daha spontane olup çalışmanın içine daha kolay gireceğimin de farkındaydım. Gücümü kaybetmek korkusuyla kontrollü olmayı bırakmakta çok zorlandım. Her şeyi kontrol altında tutmak aslında başlı başına bir yüktü ve bu yükün altında kendimi rahat hissetmem de imkânsızdı. Başlarda güvensizlik yaşasam da, zamanla yükleri üzerinden attığımda; grup yönetirken kendimi daha rahat hissettiğimi yaşayarak keşfetmiştim. Aklı kullanmayı ön planda tutan birisi olarak kendi psikodrama terapi sürecimde; dirençlerim olmakla birlikte kendi psikolojik tarihimle karşılaştım, kendimle ilgili farkındalık kazandım, değişim ve gelişim açısından çok yol aldım ve psikodramaya inancım giderek arttı.

****

Katılımcıların Kaleminden Psikodrama Deneyimleri

 Gerçek hayatı anlamlandıramamaya başladığım günlerde bireysel terapiyle biraz iyileştikten sonra psikodrama seanslarına katılmaya karar verdim. Bir yandan da düşündüm: Gerçek hayatı tiyatro yaparak mı anlayacağım? Ne saçma! Ama yine de denemek istedim. Sonra gördüm ki hayatım tiyatro aslında ve gerçek olduğum tek yer psikodrama seansı. Hatta etrafımdaki insanların da gerçek olduğu tek yer psikodrama seansı. Baktım ki, bütün gün rol yapıyorum aslında ve rol yapmadığım tek yer orası. Böylece günlük hayattakilerin ne kadarı replik, ne kadarı ruhumdan, içimden veya yapımdan geliyor daha iyi anladım.

Katılanların her biri yeni, ayrı bir pencere açtı bana, hayata bakışımda. O pencerelerden de bakıyorum artık hayata. Zaten hayatımıza giren herkes bize bir pencere açar, ama işte sen de onlar da rol yapmadan, etiketleri bırakıp etkileşim ve iletişime geçtiğinde, yaptığın gözlemler de özünle ilgili oluyor, rollerinle değil, o anda kafa o yöne çalışıyor, çünkü ruh o yöne çalışıyor.  Ben bir süredir kendimden vazgeçmişim, kıyafet, sağlık, makyaj, takı boş vermişim. “Yapayım bari” diye düşünerek dış görünüşüme özen göstermeye başladım. Gruptakiler de benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşıyor, demek ki  ben uzaylı değilim, benzerlikler çok ama çok şaşırtıcı, benim hissettiklerimi başka birisinden duyduğumda aynaya bakmış gibi hissedip gülme krizine giriyorum.

Herkesin arızası çocukluğundan… Sevgisizlikten. Onaylanmamış hissetmekten. Ailede sevgi ne kadar önemliymiş meğer. Kafamda bir sürü sorun, soru, takıntıyla geliyorum seansa, sonra da “Her şey boş, ben sevdiklerime onları ne kadar sevdiğimi bol bol göstereyim hele, diğeri teferruat” diye çıkıyorum.

Grup liderimiz titiz, hassas ve duyarlı bir şekilde yönetiyor ve yönlendiriyor grubu.  Çok zor bir şeyi başarıyor. Hiç kimsenin kendini yargılanmış hissetmeden, küçük duruma düşmüş gibi hissetmeden herkesin bu kadar kendini, geçmişini, ruhunu, çocukluğunu açmasını sağlamak çok zor. Güven ve anlayış ortamı oluşturuyor. Açıyorsun, açılıyorsun. Çok özenli, çok duyarlı, dikkatli, doğru soruları doğru zamanda doğru ses tonuyla soruyor, kimse alınmıyor, rencide olmuyor, sıkılmıyor. “Eleştirmek, yargılamak, suçlamak” diyor,  “bunlar 3 zehir.”  Panzehiri kısmen psikodaramada. Güzel oldu. İyi oldu.

****

Psikodrama çalışmasına katılma amacım; kendimi daha derinlemesine tanıma ve taşıdığım yükleri birileriyle paylaşma ihtiyacımdan kaynaklandı. Grup liderimiz pozitif enerjisini ve doğallığını hissederek, isimlerimizin anlamı ile başlayan ilk çalışma ve diğer çalışmalar beni çok rahatlattı. Gruptaki kişilerin olumlu enerjileri, algılarının yüksek oluşu, duygusallıkları, açık sözlü oluşları, grup liderimizin doğru yerde, doğru sorularla yürüttüğü liderlikle, grubun sinerjisi çok pozitifti.

Çalışmalarda, kendi hikâyelerimizi açık yüreklilikle paylaşmamızın, gruptaki arkadaşların birbirlerine güven duymalarını sağladığını ve şaşırtıcı deneyimler yaşattığını gördük. Eğlenceli, dramatik, trajik yaşantılarımızı bir hikâye anlatır gibi anlatıp o anları tekrar yaşadık. Grupta birbirimize verdiğimiz; “Burada yaşananlar burada kalacak.” sözüne sadık kaldık. Bu grubun güzel arkadaşlıkların başlangıcı olduğunu düşünüyorum. 10 hafta süren bu çalışmada, bizim birbirimizle bağ kurmamıza, yüklerimizi paylaşmamıza, farklı yaşantılarımıza, yaşayanın penceresinden bakmamıza ve kendi içimizin aynası olmamıza vesile olan grup liderimize çok çok teşekkür ediyorum.

****

Grup liderimizin yönetiminde ve diğer arkadaşlarla beraber yaptığımız psikodramanın her bir toplantısı benim için çok değerli oldu. Her psikodrama çalışması sonrası olumlu ve yaratıcı yönüm tekrardan ortaya çıktı. Çalışma, geç saatlerde bitmesine rağmen kendimi yenilenmiş ve enerjik hissetim. Yapmayı hayal ettiğim ve yorgunluktan başlama cesareti bulamadığım işleri nasıl hızlı bir şekilde halledebildiğimi gördüm.

Eşimle olan karmaşık ilişkimi biraz anlamama vesile oldu. Eşime yıllar sonra farklı bir gözle bakabilmek benim için bile sürpriz oldu. Başkalarına olan kızgınlığımın sebebini anlamama yardımcı oldu. Yeni tanıdığım insanlar ile iyi bir iletişim kurdum ve gruptan aldığım anlamlı geribildirimler beni olgunlaştırdı.

Duygu karmaşasındansa algılarımda bir netleşme oldu. Daha az duygu yorgunluğu yaşadığımı düşünüyorum. Grup liderimiz çok zeki, yaratıcı ve en önemlisi samimi ve doğru gözlemeler yapan bir lider. Kendisine ve grup arkadaşlarıma bu kısa ve anlamlı beraberlik için içten teşekkürler.

****

Psikodramaya çok isteyerek başlamama rağmen bu kadar etkili olabileceğini düşünememiştim. Sanki hep diğer psikolojik yöntemlerden biraz daha az etkili gibi bir algım da vardı. Hele de benim gibi biri için. Çünkü ben, ilk gençlik dönemlerimden bu güne kadar pek çok insanın derdini, acısını, geçmiş yaşantılarını ve rahatsızlıklarını dinleyen biri olarak kendime dair herhangi bir olayı, acıyı ve rahatsızlığı bir sene öncesine kadar hiçbir şekilde paylaşamayan biriydim. Bir sene önce girişimlerim oldu, fakat psikodrama çalışmasıyla bu girişimim ilk defa doruk noktasına çıktı ve bunu gruptaki diğer arkadaşlarımda da gözlemledim.

Benim için hayatımın en zor ve çözülmez düğümü olarak gördüğüm şeyi sesli olarak ifade edebilmek bir dönüm noktası oldu. Evet, ortada bir sihirli değnek yok ve her şey bir anda değişemez, ama psikodramanın sertleşmiş ve ancak parçalanarak kımıldayabilecek iç dünyamızdaki ve zihin yapılarımızdaki kör düğümlerin yumuşamasına ve zamanla bu düğümlerin gevşeyip çözülmesine dair ciddi dokunuşlar yaptığını gördüm. Kendimi bu çalışmadan en çok verim alan kişilerden biri olarak görüyorum. Çünkü önümde bir baraj seti gibi duran ve bir türlü aşamadığım ve yaşamımda beni ciddi derecede mutsuz eden ve dolayısıyla engelleyen bir durumun aşılabileceğine dair hislerim ve gücüm büyüdü. Bu hislerim ve gücüm büyüdükçe barajın küçüldüğünü hissediyorum ve birgün, çok yakın gelecekte olan birgün, bu barajı aşabileceğimden artık hiç şüphem yok. İşte sırf bu yüzden grup liderimize teşekkürler. Grup liderimizi ve arkadaşlarımı tanıdığım için ayrıca çok mutlu oldum.

****

Bugüne kadar her zaman, “Keşke bir kamera devamlı beni takip etse de içinden çıkamadığım bazı durumlarda açıp izleyerek kendime uzaktan bakabilsem” diye düşünürdüm. Oysaki bu, psikodrama çalışmasıyla mümkünmüş. Geçip kendime üçüncü bir gözden bakabilirmişim. Doğrusu bu tür çalışmaların bu kadar etkili olacağını düşünmezdim. İlk seanslarda, merkezden çıktıktan sonra yüreğimde ağırlık hissediyordum. Sonrasında da hep aksiliklerle karşılaşıyordum. Sonraları fark ettim ki, yalnızca farkındalıklarımı arttırmakla çözüme gidemiyorum, aksine artık daha farkında gözlerle baktığım için daha çok aksilikle karşılaşıyorum. Aslında bu farkındalıkların yanı sıra bir de affedip barışarak olumsuz duygularımı kendimden azat etmem gerekiyormuş. Sanırım yavaş yavaş başarmaya başladım bunu.  Yeni seanslarda görüşmek ümidiyle, sevgilerimi gönderiyorum.

****

Psikodrama çalışması hayatımı yeniden düzenleme, yönlendirme ve hayatımdaki eksikleri bulma adına yaptığım hataları fark etmemi sağladı. Aslında olumsuz diye nitelediğim birçok durumun sadece benim değil, diğer insanların hayatlarında da yer aldığını fark ettirerek, değişimin kendi seçimlerim ve davranışlarımda olduğunu gösterdi.

Çalışmalarınız sayesinde artık hayata daha pozitif bakabiliyorum, daha kararlıyım ve sorunlarla daha kolay başa çıkabileceğime inanıyorum ve en  önemlisi her birini daha yakından tanığım birçok ekip arkadaşım var. Gösterdiğiniz özveri ve emeğiniz için teşekkürler.

****

Benim  psikodrama ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. Aslında tüm insanlar gibi birtakım tatsızlıklar yaşamama ve ihtiyaç duymama rağmen böyle  bir olanağım olmamıştı. Faydalı olacağına inancım da doğrusu yüzde yüz değildi.

Şu anda ise, “İyi ki çalışmalara katılmışım” diye inanın avaz avaz haykırmak istiyorum.   Ben bu çalışmalar sonucunda kendimi ve sorunlarımı çok daha iyi tanıdım. Sorun diye nitelendirdiğim olayları nasıl değerlendirmem gerektiğini ve nasıl baş etmem   gerektiğini daha iyi anladım. Grup liderimiz, diğer grup üyeleri ile çalışırken de sanki hep benle ve sorunlarımla  çalıştı. Her çalışmadan kendime bir pay çıkardım,  aldım ve özümsedim. “Sorun” diye nitelendirdiklerimin bana özel olmayıp birçok insanda olabileceğini ve o insanların bazen benden daha fazla, bazen de daha az etkilendiklerine tanık oldum. Kendi zayıf ve güçlü yanlarımı keşfettim. Kendimle barıştım, sorunlarımla barıştım…

Hele ki son çalışma… İnanın yaşamasaydım, hissetmeseydim bu kadar etkili olacağını tahmin edemezdim. Kendimi dışarıdan gözlerken bir anda her şey bütün gerçekliği ile gözlerimin önündeydi… Başka hiçbir şey bu kadar etkili olamazdı. Kendimi ve kızımı gözlemledim ve inanın o  günden sonra en azından kızıma karşı bambaşka bir insan oldum. O çalışmada sevginin varlığını hissetmenin bana  verdiği mutluluğu, kızıma yaşatmak için söz verdim kendime…  O da bunun farkında ve şaşırmakta… Ama inanın çok mutluyuz şu an… Sorunlarımız çok çok azaldı. Yani kısacası “sevginin” her türlü sorundan daha güçlü olduğunu öğrendim… Sakinliğiniz, anlayışınız,  sabrınız ve  sevginiz ile bizleri büyülediniz… Çok teşekkürler.

****

Yaratıcı Drama Eğitmeni olarak Psikodrama süreçlerine neden geçmememiz gerektiğini öğretmişlerdi eğitimlerde.  10 hafta boyunca bunun ne kadar önemli olduğunu ve alanda yetkin olmayan hiç kimsenin bu yöntemi kullanmaması gerektiğini deneyimlemek çok keyifliydi.  Ayrıca, küçücük, önemsiz gibi gözüken anılarımızın aslında bizler için ne kadar önemli kodlar oluşturduğunu oturumlarınız boyunca göstermiş olduğunuz için de çok teşekkür ederim.

İlk hafta başlarken beklentimin; kendime yönelik bilmediğim bir ket sürecim olduğu ve bunu aşmak istediğime dair olduğunu belirtmiştim. Belki tamamen çözülmüş olmasa da önemli bir şekilde farkındalık yarattığınızı düşünmekteyim. Daha kararlı ve kendimi başkalarına onaylatmadan, kendime inanarak yola devam ettiğimi görüyorum. Umarım gelecek süreçlerimde de bu yeni kararlı duruşum devam ediyor olacaktır. Tüm samimi paylaşımlarınız ve yetkinliğiniz için çok ama çok teşekkürler. Yol boyunca bize eşlik ettiğiniz için sevgiler hep sizinle olsun…

****

Psikodrama çalışması benim için çok verimli oldu. Artık karşımdaki kişilere düşüncemi rahatlıkla söylüyorum. Duygumun adını koyuyorum. Ailemle de konuştum. Yaraları iyileştirmek için elimden geleni yapıyorum. İlişkilerin bazen bitmesi gerektiğini gördüm ve bitirebildim… Elimde olmayan nedenleri üzerime almamayı öğrendim. Psikodrama kitapları okuyorum. Aklıma ilk gelenler bunlar…

Tekrar teşekkürler…

Sevgiyle

****

Çok istemeden başlamış olduğum bu süreç aslında bana çok katkı sağladı. Kendimdeki zayıf noktalarla çok barışık biri değilim ben, çatlaklarımı hazmedemeyebiliyorum. Gruba ilk başlarken olan gerginliğim de bu yüzdendi. Bu grupta aslında -öyle görünmese de- herkesin zayıf noktaları olduğunu öğrenmek ve zaman ilerledikçe bunlarla ilgili gelişim sürecimizi görmek bana iyi geldi. Kendimle ilgili karmaşık bir dönem geçiriyordum ve gerçekten çok da pasif hissediyordum bu konuda. Özellikle de erkek arkadaşımla ilgili “O yapar eder, o işine geldiği gibi davranır, ben hiçbir şey yapamam, sadece etkilenen pozisyonunda olurum” gibi bir durum vardı, çoğu zaman da öyle oluyordu. Bu konuda çok çabuk düştüğümün farkındayım, belki de en zayıf noktam bu olabilir. Kişisel sınırlarımla ilgili sorun yaşadığımı düşünüyordum. Grup sürecinde sadece kendi çalışmamda değil, diğer üyelerin de çalışmasından birçok kazanım sağladım. Gerçekten şimdi daha güçlü hissediyorum. Başta düşünsel süreçlerim, buna bağlı olarak da attığım adımlarımın daha net olduğunu hissediyorum. (Erkek arkadaşımla ilgili daha kesin bir tavrım var artık, kendi isteklerim ondan önce geliyor.) Arkadaşlarım konusunda sıkıntı yaşıyordum. Aslında yalnız biriyim, çok az “gerçek” arkadaşım var. Bu grupla birlikte maskelerinden arınmış, belki de en zayıf hallerini görebildiğim (iyi ki) çok değerli dostlar kazandım. Bütün bunlar için ve şu an hatırlayamadığım bu süreçteki tüm kazanımlarımız için teşekkür ediyorum. Bence gruplar liderine göre şekilleniyor. Bizi bu kadar güzel şekillendirdiğiniz için sonsuz teşekkürler… Süreci bu kadar keyifli götürdüğünüz için de elbette…

****

Psikodrama ile “Büyü Dükkânı” kitabını okuduğumda tanışmıştım… Doğduğumuz ve çocukluğumuz sırasında yaşadığımız, kardeş kıskançlığı, benmerkezcilik, anne düşkünlüğünün babaya dönüşmesi ya da tam tersi… Hepsinin bir sırası olsa da herkeste aynı gün ortaya çıkmaz, ama mutlaka yaşanır. Yetişkin olduğumuzda da bu böyledir. Tüm duyguları yaşarız, yaşanan duygular ortaktır. Sadece nedenleri farklıdır. O an yalnız olmadığınızı hissetmeniz de en büyük kazanımınızdır.

Grup arkadaşlarınızı seçersiniz, yaşadığınız duyguyla eşleştirir role sokarsınız. O artık A kişisi değil; sizin çalışmak istediğiniz duygu, düşünce, kişi, ne istediyseniz odur. İşin en güzel yanı da budur. O role boş yere seçilmemişsinizdir. Siz, adına “tesadüf” deseniz de Psikodrama sonrası, tesadüf diye bir şeyin olmadığını, her şeyin bir nedeni olduğunu anlarsınız. Hatta aranızda bir telepatinin oluştuğunu anlarsınız. Oradaysanız; başkası için roldeyken aynı zamanda kendiniz için çalışırsınız.

Çalışmanız sırasında fark etmediğiniz, kendinize itiraf edemediğiniz ya da kabul etmediğiniz durumun, görüşün ya da duygunun nedenine inersiniz. Kaynağını bulursunuz. Ayna tutulmuştur size, gözünüz açık olduğu sürece kendinizi görürsünüz. Açmak istemeyip direnç gösterir, saklambaç oynamaya çalışırsanız; bir bakmışsınız ki sobelenmişsiniz, hem de kendinize. Ben epey dirençliydim, öyle olduğumu sanıyordum ya da. Ta ki grup liderimiz beni sobeleyene kadar…

Farkındalık sonrası artık çalışmam gereken bir yanım vardı. Güçlü yanımızı bildiğimiz kadar, gelişmeye açık yanlarımızı fark etmek de çok kıymetliydi. Tesadüf değil hemen ardından önüme fırsatlar çıktı ve çalıştım. Sadece bana değil, tüm arkadaşlarıma böyle oldu. Neden mi? Bunu deneyin, yaşayın ve cevabı kendiniz verin.

Çalışmanız tamamlandıktan sonra, herkesi rolünden azat edip, sadece dinliyorsunuz. Bir hafta sonraya kalan cümlelerinizi, o hafta içinde yaşadıklarınızı kendinizde demleyip keyifle güven ortamında tüm grup arkadaşlarınızla yudumluyorsunuz. Siz de yudumlamak isterseniz harekete geçin ve kendinizde demlediğiniz çay bırakın dolsun bardağınıza…

****

Bir oturumda psikodramaya geliş nedenimin “Hayır demeyi öğrenmek” olduğunu söylemiştim. Başka nedenleri de vardı tabii, ama sanırım önemli nedenlerden biri de buydu. Bu sanırım biraz da kendim için bir şeyler yapmak ve kendime vakit ayırmak için, başkalarına ayırdığım vakitleri kendime ayırmak istediğim zamanlarda, bunu onlara söyleyebilme isteğiydi. Bunu son zamanlarda gerçekleştirmeye başladım. Önce kendimi düşünmeye başladım, diye düşünüyorum. Her şey için çok ama çok teşekkür ederim.

****

Gündelik hayatta çoğunluğa uyum sağlamak için kişinin kendini ifade etmesi kısıtlı oluyor. Psikodrama çalışması, sadece özgür ifadenin olduğu bir yer. Bu da kişinin kendini ve etrafındakileri daha iyi tanımasını sağlıyor, farkındalık için birebir.

Arkadaşlık ilişkilerimde ve özel hayatımda gergin ve tahammülsüz olmamak için “Psikodrama Grup Çalışması”na katıldım. İlk erkek arkadaşımı seçme sebebimi fark ettim. Bu sebepler, onu özgür, kendi ayakları üzerinde duran biri olarak görmemdi. Ayrılışımın da birey olma konusuyla bağlantılı, sanki kendi gölgemi görüp onu kendime yakıştırmadığım için kaçmışım ya da bir süre ağlamışım gibi…

Her protagonist çalışmasında kendime dair bir şey buldum. Ailedeki figürler; anneden gelen fazla sorumluluk duygusu ve mütevazılık… Babamın sessiz ve yetkin olmayan bir otorite olarak görünmesi, benim kök arayışım… Çağrışımlarımı fark etmeye ve onlara daha temiz bakabilmeye çalışıyorum. “Psikodrama Çalışması” bu anlamda da faydalı oldu. Neyin önemli olduğunu, neyin önemli olmadığını görüp öğrendikçe hafifledim. Tüm çalışmaların duyguların yönetiminde yapıldığını gözlemledim. Üzüntü, korku, öfke vs. tetikleyen noktalarda çalışmalar yaptık. Bu da simultaneyi ortaya çıkarıyor sanırım. Bu nedenle duygu yönlendirmelerinin değerini fark ettim.

Protagonist çalışmalarının başında, kişinin hareket halindeyken konuşturulmasından etkilendim. Hayatta takıldığım noktalarda bunu kullanabilirim. Ayrıca soyut bir sorunun ve bu sorunun yarattığı duyguların somutlaştırılması, sorunun net görülmesini sağlıyor. Sorun parçalara ayrılıyor, abartıdan uzaklaşıyor. Sembolik çözüm motive ediyor. Gündelik hayatta da kullanabilirim.

Korkmadan geçmişe bakabilmek güzel bir his… Bu bir değişim… Tahammül ve kök salma konularıyla ilgili çalışıyorum. Sevdiğim ama yine de sıkıldığım insanlar oluyor çevremde. Şimdilik daha tatlı davranıyorum onlara, umarım sabırlı ve istikrarlı olurum. Bu çalışmadan çok memnunum. Teşekkür ederim.

****

Kendimi kabul süreci içinde, kendimle barışmak, içimdeki küçük kızı kucaklamak, başka dünyaları gözlemleme fırsatı yakalamak böylece hayal kurmaya başlayabilmek için psikodrama çalışmasına katıldım.

Bu çalışmada; insanlar tarafından sevgi ile kabul edilen biri olduğumu hissettim. Benim dışımda dünyalar olduğunu, en uzak gördüğüm hayatlar içinde dahi bir parçamı bulabileceğimi keşfettim. Herkes birbirine uzak görünürken başka bir yandan da yakın aslında. Uzunca bir süredir sadece kendi geçmişime ve yakın çevreme çok odaklanmıştım. Farklı insanlar, farklı enerjiler, farklı bakış açıları ve bu farklılık içindeki uyum ve kendime ait parçalar beni çok etkiledi.

Başka etkileyici bir nokta ise insanların kendilerini ifade etmeleriydi. Söylemek istediklerini olduğu gibi, kaygısız, korkusuz dile getiriyorlardı.

Kendi çalışmamdan hemen sonra bir değişim ve dönüşüm başladı, hızla da devam ediyor bu değişim. Hatta biraz frenlemem gerekiyor sanırım bu hızı. Psikodramadan sonra kendimi ifade edebilmeye başladım. İlk başladığımda “Kendimi iyi ifade edemiyorum” demiştim. Sonra anladım ki sorun kendimi iyi ifade edememek, yanlış anlaşılmak vs. değil. Ben kendimi ifade etmiyordum.

Şimdi kendimi ifade etmeye başlayınca bunun ne kadar müthiş bir şey olduğunu anladım. Eksik ifade edebilirim, yanlış anlaşılabilirim, o anda tam olarak öyle demek istememiş olabilirim. Fark etmez! Susmak yerine bir yerden konuşmaya başladım, biraz pratikle daha iyi hale gelecektir.

Çoğu zaman bahaneler uydurduğum durumlar için şimdi net ve açık, ne istiyor ve hissediyorsam onu söylüyorum. Bu şekilde davranmak; bahaneler uydurmaktan, ‘”başkaları üzülür mü kırılır mı” diye düşünmekten çok daha rahatmış. Artık hem ben netim hem de karşımdakilerin ne düşünecekleri, üzülüp üzülmeyecekleri konusunda kaygı taşıyorum.

Kaçıncı ayın sonuydu hatırlamıyorum, bir gün sokakta yürürken adımlarımı saymaya dikkat ediyordum, bu herhangi bir takıntım olduğundan değil. Birçok takıntım vardır belki, ama o gün adımlarımı sayıp dikkatimi sokağa vermemin nedeni başkaydı. 5’e kadar adımlarımı sayıp 5. adımımda kafamı kaldırıp etrafa bakıyordum, zihnimi bu şekilde uyanık tutup anı yakalayabilirdim belki. Ne çok duyuyor ve okuyordum bu “anı yakalamak” konusunu. Çok duyunca mı yitirip anlamını, daha karmaşık hale geliyordu acaba? Hissettiğim her an geçmişten geliyor, geçmişi irdelerken bugünü yaşamıyorum. Bu döngüden çıkmam gerekiyor…

İlk toplantı; “Ne çok insan var! Offf, isimlerini tutamam aklımda… Ne yani ben şimdi bu kadar insana ne anlatabilirim ki? 1 yılı aşkın süredir bireysel terapi alıyorum zaten… O kadar çok sorun var ki kafamda; ne faydası olabilir ki bu insanların bana? Neyse sakin olup gözlemlemeliyim önce, çok güvendiğim biri yönlendirdi buraya beni sonuçta.”

Herkesin bir yorumu var, bazen tersini düşünüyorum, bazen katılıyorum. Her yorum zihnimde bir pencere açıyor sanki. Pencereler açıldıkça arınıyorum. Ne kadar benzer hikâyeler; ana konu aynı, durum aynı da karakterler değişiyor herkesin hayatında sanki. Kocaman bir sahne sanki yaşam, herkes kendi rolünü oynama telaşında… Kimi benim gibi köşede, korkmuş, bir adım daha ileri gidemiyor, kimi tam ortasında sahnenin.  Ama herkes hareket halinde, sahnenin neresinde, kadar kalacağın da sana bağlı.

****

Psikodrama bir yolculuk, bir keşif… Önce kendimizi, davranış ve duygularımızı, sonra bizim gibi hayatla başa çıkmaya çalışan duyarlı insanları fark etmemizi kolaylaştırıyor. Teatral ve eğlenceli kısmı ise koşulsuz saf dostluklara zemin hazırlıyor.

Özgüven eksikliğimi ve alınganlığımı gidermek için Psikodrama çalışmasına katıldım. Normal durumlarda iletişimi kuvvetli bir insanım. Ancak insanlara doğrudan tepki veremiyorum ve bu durumda kendimi iletişime kapatıyorum. Bu huyumdan kurtulmak, benim gibi sorunları olan başka insanlarla iletişimi yeniden öğrenmek için geldim. Kendime yeterince değer vermediğimi, başka insanların davranışlarını daha çok önemsediğimi fark ettim. Aslında çok fena biri değilmişim J Kendimi fazla zorladığımı ve bazı insanların bana çok zor gelen şeyleri çok daha rahat biçimde yapabildiklerini, buna karşılık başkaları için zor olan bir şeyin benim için çocuk oyuncağı olabileceğini anladım. “Just do it” olgusuna daha çok kafa yormalı ve çabuk pes etmemeliyim.

Duruşum, olaylara ve kendime bakışım farklılaştı. Yenilenme, gelişme ve öğrenme sürecime çok faydası dokundu. Duygular benim onlara verdiğim anlam kadar varlar. Süreçleri benimkine benzeyen insanlar da var. Herkes herkesin ilacı olabilir.

Grup liderimize çok teşekkür ederim. Bu çalışmalardaki yönlendirmeleri için. Kanıksadığımız ama fark bile edemediğimiz durumları kavramamızda büyük emeği var. Onunla olmak ve grup içi paylaşımları çok etkin ve güzeldi.

****

Bireysel terapiden sonra ruh sağlığıma cila çekmek, kendime iyice bir çeki düzen vermek için psikodrama çalışmasına katıldım. Zihinsel bir süreç sonucu tartışmaya, yargılamaya, düşünmeye, anlamaya ve yorumlamaya çalışmak yerine spontane, belirli sınırlar içinde o anda içinden geleni yaptığın ve söylediğin şekilde tiyatro oynadığın, kişilerin istek ve ihtiyaçlarına özel olarak kurgulanmış, her seferinde bir katılımcının terapistin de yardımıyla konuyu, rolleri ve rol dağılımını belirlediği teatral terapi şekli. Katılımcıların birbiriyle etkileşiminin de terapötik etkisi oluyor. Bu çalışmada öfke, kıskançlık ve kendini sevme üzerine hala daha çalışmam gerektiğini fark ettim.

****

Psikodrama Yaşantı Grubu’na, içimde hissettiğim özgüven eksikliği için ve de duygularımı açmakta zorlandığım için katıldım. Psikodrama; yargılanmadığınız, desteklendiğinizi size hissettiren, zihninizi ve duygularınızı serbest bırakabilmenize zemin hazırlayan bir süreç. Farklı hayatları ve yaşanmışlıkları dinleyip ve onların içinde var olup, kendinizden de bir şeyler bulabildiğiniz, aslında hissettiğimiz duyguların ne kadar da ortak olduğunu fark ettirebilen bir deneyim. Aynı zamanda başkalarına karşı anlayışınızı da geliştirebileceğiniz bir ortam. Ayrıca, bedeninize güvenmenizi sağlayabilecek, bununla ilgili farkındalığınızı da artırabilecek bir süreç.

Grup arkadaşlarımın cesaretle duygularını paylaşabilmesinin, bana açık olabilmekte yardımcı olduğunu hissettim. Belki biliyordum içten içe, ama şu anda içinde olduğum durumu biraz kendimin yarattığıyla tekrar yüzleştim. Bu çalışma, zihnimdeki kontrol mekanizmasını susturup, bedenimi dinleyebildiğimde, kendimle ilgili daha doğru cevaplar alabildiğimi fark ettirdi bana.

Bazı duygularımızın, başımızdan geçen olaylar ve süreçler çok farklı da olsa ortak olduğunu grup paylaşımlarında daha iyi fark ettim. Bu çalışmaya katılmanın, başkalarına kendimi açabilme ve duygularımı bırakabilme konusunda benim için olumlu bir adım olduğunu düşünüyorum.

Kendimle ilgili fark ettiğim şeyleri, kendimi ve yaşantımı iyiye götürebilmek için kullanmak istiyorum. Artık kendi ayaklarım üzerinde durabilmek için kendimi çok da ürkütmeden yaratıcı adımlar atmak konusunda elimden geleni yapmaya hazır hissediyorum.

Grup liderimizi ve tüm grup arkadaşlarımı tanımaktan büyük keyif aldım. Liderimize herkese olan eşit yaklaşımı, destekleyici tavrı, harika liderliği ve yaydığı güzel ışık için çok çok teşekkür ederim.

****

Sosyal ilişkilerimi geliştirmek ve sosyal fobimi azaltabilmek için Psikodrama Yaşantı Grubu’na katıldım. Çalışmada; değersizlik, kaybetme korkum ve özgüven eksikliğimin fazla olduğunu, bu duygularla birçok insanın mücadele ettiğini fark ettim. Özgüven duygumun ve insan ilişkilerimin geliştiğini düşünüyorum. Kendisine yönelik farkındalık kazanmak isteyen herkesin bu tecrübeyi deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum.

****

Kendimi daha iyi anlamak, farkındalığımı arttırmak için Psikodrama Grup Çalışması’na katıldım. Sosyal bir ortamda kendimi açmakta düşündüğümden daha zorlandığımı fark ettim. Düşündüğünüzden çok daha kısa sürede, iç dünyanızda neler olduğunu fark etmenizi sağlayacak bu çalışma, kendime dışarıdan bakarak bazı duygularımı fark etmemi sağladı. Duygularımı fark ettikçe beni huzursuz eden durumlarla baş etme becerim arttı.

****

Psikodrama insanın kendini keşfedeceği keyifli ve zor bir yolculuk. Kronik mutsuzluğumu hafifletmek, değersizlik duygumdan kurtulmak için psikodrama çalışmasına katıldım. Psikodrama çalışmasında; nasıl göründüğümü, pek çok kişiyle benzer sorunlara sahip olduğumu gördüm. Sorunlarımın temelinde yatanları ve bunlarla nasıl baş edebileceğimi fark ettim. Fark ettiğim her şeyin üzerinde çalışmaya devam edeceğim.

****

Psikodrama çalışması öncesinde yurt dışında yüksek lisans programından yeni dönmüştüm ve zor bir tez dönemi sonrasında kaygı atakları ve depresyon ile boğuşmaktaydım. Yaklaşık 4 yıldır bireysel danışmanlık seansları aldığım terapistim uzun zamandır psikodramayı bana önermekteydi. Bahsettiğim sürece denk gelmesi benim için çok olumlu oldu.

Aslında bu süreci atlatmama yardımcı olması için gelmiştim, fakat birkaç seans sonra ihtiyacımı “kendimi kabul etmek” olarak daha net adlandırmaya başladım. Çalışma benim için çok faydalı geçti. Kendimi dış dünyaya ne kadar kapadığımı, kendime pek çok engel koyduğumu fark ettim. Kendimi hayattan, başarısızlıktan ve hayal kırıklığından korumak için iyice içime kapandığımı, dış dünya tarafından görülmeyi reddettiğimi fark ettim. Fakat esasen görülmeyi de ne kadar arzuladığımı gördüm. Bu çatışma beni çok yıpratan ve hareket etmemi engelleyen bir hal almış sanki. Ayrıca ‘insanlara yardım etmeyi’ çok iyi yaptığım şeylerden biri olarak nitelendirdiğim halde kendime yardım etmediğimi fark ettim. En çok ihtiyaç duyduğum duygunun ise işe yarama duygusu olduğunu gördüm. Çalışmalar sürerken 1 aylık bir iş deneyimim oldu, o süreçte işe yarama duygusunun bana ne kadar iyi geldiğini daha bilinçli bir şekilde fark ettim. Bu çalışmada ayrıca başka insanlarla aramdaki benzerlikleri de görmek beni daha barışçıl biri yaptı. Çalışmaların bendeki dönüşüm ihtimalini kesinlikle arttırdığını söyleyebilirim.

Sakinliği, yakınlığı ve profesyonelliği ile grup liderimizi her seans hayranlıkla izledim ve kendime örnek alabileceğim bir iş yapış biçimi daha görmüş oldum, bu da benim için önemli bir kazanım. 🙂

****

Başlarken her ne kadar bu çalışmanın hayatımda pek bir değişikliğe yol açmayacağını düşünsem de evdeki hesap çarşıya uymadı ve kendi içime yöneldiğim bu dönemde, fark edemediğim pek çok şeyi fark ettim. Çalışmalar doğrultusunda her hafta kendime biraz daha yaklaştığımı, üstüne ekleyerek ilerlediğim bu içsel yolculuğumun sonunda beni farklı bir farkındalıkla birleştirdiğini gördüm ki bunu tek başıma yapamazdım. Üstelik kazandığım içten ve samimi dostluklar da bu çalışmanın bir diğer artılarındandı. Yalnız olmadığımı gördüm ve bence en önemlisi de buydu. Grup liderimize teşekkür ederim.

****

Ben grup liderimizin önceki grubuna da katılmış ve bu çalışmalardan çok fayda görmüştüm. Yeni grubun açılacağını öğrenince ona da katılmak istedim. Açıkçası hangi sorunumu çözmek için katıldığımı bilmiyordum, çünkü o sırada hayatımda pek çok şey yolunda görünüyordu. Fakat çalışmanın sanırım 3. haftasında erkek arkadaşım ayrılmak istediğini söyledi ve ben altüst oldum. Dolayısıyla bu konuyu çalıştım.

Önceki grupta olduğu gibi bu gruptaki çalışmalarda da, farklı kişilerin çalışmalarında sıkça ortaya çıkan “kendini kurban olarak görme”, “değersizlik” gibi konular benim de içimde taşıdığım duygular olduğu için herkesin çalışmasından kendime çıkarttığım farklı faydalar oldu. Arkadaşlarım çalışırken onların kendilerine ne kadar haksızlık ettiklerini düşündüm, ama ben de aynı konumdaydım ve başkası kendine yaptığında haksızlık olarak gördüğüm şeyi ısrarla ve hiç bıkmadan kendime yapıyordum.

Çalışmamda kendimle ilgili fark ettiğim şey ise şuydu: İlişkilerimde -belki kendimi başka türlü sevilebilir bulmadığım için- fazlasıyla verici, fedakâr ve birkaç adım önde koşan kişiyim. Bunun beni sevilebilir yapmasını isterken belki de karşımdaki insanın kaçmasına sebep oluyorum. Sadece ben olduğum için sevilebilirmişim gibi gelmiyor, yanımda birinin olması beni güçlü kılıyor. Bunu değiştirmem gerekiyor.

Benim için çok daha önemli olan bir başka konu da, her ayrılıkta dünyamın altüst olmasıydı. Sürekli aynı döngünün içinde olduğumu ve bundan kurtulamadığımı daha önce de fark etmiştim, fakat son yaşadığım sanırım bunun zirve noktası oldu. Bu döngüden kurtulmak için ne yapmalıyım çok emin değilim, ama çalışmamdan; belki bunun için kendimi sevmem, geçmişi bırakmam, kendime değer vermem gerektiği sonuçlarına vardım.

****

Ekim ayının başında bana çok ağır gelen ani bir ayrılık yaşadım. Durumla baş edemediğimi düşündüğüm için bireysel seanslara başladım. Terapistim psikodrama seanslarından da çok fayda alabileceğimi söyleyince, “Denemekten ne zarar çıkar?” diye düşündüm. Açıkçası başlamadan önce biraz şüpheyle yaklaştım. Kalabalıklar içerisinde duygularını çok fazla açan bir kişiliğe sahip olmadığımı düşünüyordum. Ayrıca grupça alacağım bir terapinin, ayrılık gibi son derece bireysel bir konuda bana nasıl fayda sağlayacağını bilemiyordum. Ancak bu süreci atlatmak için her türlü fırsata açıktım ve denemeye karar verdim. Daha ilk seansta kendimi çok güvenli ve samimi bir ortamda hissettim. En yakın arkadaşlarına bile duygularını açmayan ben, ilk defa gördüğüm insanlarla duygularımı paylaşmak için can atıyordum. Seanslar ilerledikçe, bu ayrılık sürecinde hissettiklerimin, aslında çok daha eskilere dayanan çocukluk problemlerine bağlı olduğunu fark ettim. Bu farkındalık, içimdeki kırgın ve hüzünlü kız çocuğuna kulak vermemi sağladı, yıllarca hep susturmuştum onu. Onun korkularını ve öfkelerini dinleyince bir anda bir çözülme yaşadım. Artık o küçük kız çocuğu olmadığımı, 32 yaşında yetişkin bir kadın olduğumu fark ettim. Hayatta aradığım her türlü dayanağın bir baba figürü değil de, kendim olduğunu anladım. Fark ettim ki ben 32 yaşıma kadar hep 4 yaşındaki bir kız çocuğunun hüznüyle yaşamışım. Bu yaştayken o hüznü taşımak çok zor. O hüzünle ve kız çocuğuyla barıştıktan sonra her şey daha kolay görünmeye başladı gözüme. Kendi kişisel farkındalığım dışında, diğer arkadaşlarımla da aşağı yukarı aynı duyguları ve benzer sorunları paylaşıyor olduğumu görmek, zaman zaman ortaya çıkabilen “mutsuzluğumun içinde yapayalnızım” duygusunu da üzerimden atmamı sağladı. Fark ettim ki hissettiğim şeyler gayet insani duygular ve eğer istersem bu duyguları dönüştürebilirim. Dolayısıyla her türlü duygumla barıştım. Artık yalnızca tozpembe bir hayat yaşıyormuş gibi davranan kişi değilim. Hayat hangi duyguları karşıma çıkarıyorsa korkmadan yaşıyorum ve sonra onları dönüştürüyorum.  Başta da söylediğim gibi, şüpheyle yaklaştığım psikodrama seanslarından, tahminlerimin çok çok üzerinde verim aldım. İlk beş seanstan sonra kendimdeki müthiş değişimi şaşkınlıkla fark ettim. Beş haftada 28 yıl büyüdüm diyebilirim.

Grup liderimize, 10 hafta süresince bize ışık tuttuğu için çok teşekkür ederim. İyi ki onu tanıdım.

Sevgiler…

****

Kendimle ilgili farkındalığımı artırmak, kendime ait karanlık, bilinmeyen yönlerimi gün ışığına çıkarmak, ilişkilerimdeki önceliklerimi keşfetmek, uzun süreli ilişki kurma konusundaki tıkanıklıklarımı aşmak amacıyla Psikodrama Grubuna katıldım. Çalışma süresince, ailemle ilgili küskünlüklerim açığa çıktı. Ayrıca her ne kadar çekinsem de insanlara yol gösterici olmak, yardım etmek konusunda daha önce bilinçli olarak üzerinde düşünmediğim bir dürtüm olduğunu fark ettim. Bu çalışmanın bana çok faydası oldu. Öncelikle grup liderimizin inanılmaz bir pozitif enerjisi var, onun liderliğinde katılımcılar kendilerine ait ne varsa, özgürce ortaya koydu. Hiç bir yönümüzü olumsuz olarak değerlendirmedik. Kimse kimseyi yargılamadı. Grup liderimiz, hepimizi şefkatle sarmaladı ve aydınlattı. Kendisine sonsuz teşekkür ederim.

Çalışma ile ilgili geribildirimimi çalışmamdan bir yıl sonra yapmak istedim. Şimdi geriye dönüp baktığımda, inanılmaz bir değişim yaşadığımı görüyorum. Çalışma sonrası tek başıma 3 aylığına Tayland’a yoga kursuna katılmaya cesaret edebildim. Kendime ve insanlara karşı daha anlayışlıyım, daha affediciyim. Herkesin hayatına saygı duymayı ve yargılamamayı öğrendim.

Psikodrama çalışması ufuk açıcı bir çalışma, herkesin mutlaka katılmasını isterim. “Hiç bir sorunum yok” diyen bile kendisiyle ilgili öyle şeyler öğrenecek ki, şaşıracak. Öğrenmek hiç bitmeyen bir eylem… Hepimizin gelişmesi gereken yönleri var. Özgürce her şeyi paylaşabiliyor olmak çok güzel.